Amone

Fatma Dursun

Güneş zamana, Ra güneşe hükmeder. Ra Piramitlerden 22 kat büyüktü. Yerden 22 kat büyük olan Güneşi taşırdı. Ra mandjetin üzerinde ayakta gidiyordu. Kafası güneş ile samonyolunda kaybolan ruhları toplarken evrenin nehrinde süzülüyordu. Gecenin uzunluğu Ra’nın yolculuğuna göre hesap olurdu. Ra güneş kafasında geceyi tamamlamak için samanyolu nehrini geçerdi. Gecenin bitimi günün başlaması için Samanyolu nehri ile Nil nehrini ayıran kapıdan geçmesi gerekirdi. Ra piramitlerden 22 kat büyüktü. Kapı Ra’dan 22 kat büyüktü. Kapının açılması ile nehirler birbirine karışır zaman tan vaktinde duraksardı. Ra Nil’in üzerinde bekleyen mesektet’e geçerdi. Kapı kapanır Tan biter Nilde yolculuğa başlayan Ra günü getirir.

Orta krallığın son zamanlarında 22 Ekim

Rahipler duyurdu. Firavunun çocukları doğdu. İkiz. Korku hüküm sürdü. İkizler lanetdi. Biri lanetliydi. Firavunun diğer çocukları beyaz tozlar içinde birer birer ölmeye başladı. Hepsi beyaz bir toz içinde bulunuyordu. Ciğerleri bu tozla dolmuş patlamış. Bu toz tanrıların lanetiydi. İkizleri olan firavunu lanetliyordu. Firavun buna inanmadı. İkizlerin annesi olan cariye diğer kadınların oyunu olduğunu ikizlerin suçu olmadığını söylüyordu. Aylarca süren ölümler sonucu firavunun ikizler dışında çocuğu kalmadı. Firavunun başka çocuğu da olmadı. Yıllar geçti. İkizler daha yeni yeni konuşmaya başlarken Tanrılardan haber geldi. İkizlerden biri ölmeden diğeri tahtın sahibi olmayacaktı.

İkizlerden erkek olanın adı Atondu. Kız olanın adı Amoneydi. Oğlanın karaca teni ışıltı ile parıldıyor, sağlığı gücü temsil ediyordu. Kızın ise teni hastalıktan soluktu. İkizlerin annesi oğlunu tahta hazırlarken kızının sağlığı içinde ona beyaz bir toz veriyordu. Akciğerlerine iyi gelecek olan bu toz Amoneye konuşmaya başladığı an verilmişti. Anne, Amoneye Hapi adındaki kaponik hediye eder. Amone kaponiğin içindeki beyaz tozu içmeye o zaman başlar. Zamanla cildinin ışığını yitirir. Ra, Amoneye yüzünü dönmüştür. Amone, Ra’nın kendisini affetmesi için 12 yaşında tapınağa gider.

Aton, Ra tarafından seçilen ışığın temsilcisi. Firavun, soylular Aton’u gizliden desteklerken halk arasında da gelecek firavunun o olacağına inanılıyordu. Aton gücün ve şöhretin sarhoşluğu ile aptallaşmıştı. Aptalların savunmasızlığı güçlerine olan inançlarından gelir. Aton’un laneti de öyle gelecekti.

Amone’nin Güneşin tapınağına sığınmasından bu yana 10 yıl geçmişti. 10 yıl tapınağın karanlık hücrelerinde gezindi. Rahipleri dinledi. Onların bilgisini çaldı. Okudu, öğrendi ve anladı. Karanlığı anladı. Işığı anladı. İkisini de buldu. Benliği ikisiyle bütün oldu. Amone karanlığın kendisi oldu. Amone ışığa hükmetmek istedi.

22 yıl geçti. 22 Ekimde Amone çağrıldı. 10 yıl sonra ışığa çıktı Amone. Unutulmadığını biliyordu. Bugünü bekledi. Hazırlandı. Büyük kapılar açıldı. Oda altın sarısı mermerlerle kaplıydı. Yerlerde altın taslarda egzotik meyveler, çeşitli etler, ekmekler taşarken bardaklarda üzüm şarapları ile dolup taşıyordu. Mermer taşlara müziğin sesleri çarparken, soyluların hadsiz kahkahaları vicdanı olanları eziyordu. Yerlere saçılan yiyeceklere baktı Amone. Rahiplerin ekinleri sayıyla verdiği halk geldi aklına. Güneş tapınağının sayıyla olan bereketine acıdı. Güneş tapınağının mahzenlerinin boşluğunda tanrıların sesleri yankı yaparken, Firavun ve soyluların mahzenlerinin kapıları kapanmaz haldeymiş. Amone karanlıkla doldu. Altından odaya girdi. On yıl içinde Amone’nin görünüşü değişmişti. Üzerindeki kat kat kumaşlara rağmen dimdik duruyordu. Eskiden ışıldayan gözleri şimdi keskinleşmişti. Elinde tahtadan asası vardı. Asasının başı ise bir insan kalbinin en ince ayrıntılarına kadar oyulmuştu. Altın odanın en başında yerden yükseltilmiş alanda üç tane altından oturak vardı. Firavun, anne ve Aton beyaz elbiseler çeşitli altın takılar içinde oturuyorlardı. Amone tam karşılarına dikildi. Derin bir sessizlik çöktü. Aton, Amoneyi asa ile görünce kendi gücünden bir kez daha emin oldu. Anne, Amoneye ciğerlerini sordu. Daha iyi mi? Hapinin içindeki toz iyi geliyordur. Amone gözlerini kıstı. Sessizce sırıttı. Daha iyiyim dedi. Hapideki beyaz toz yerine ciğerlerim yok diyerek kahkaha attı. Çok uzun bir kahkahaydı bu. Altın odadakiler huzursuzlukla kıpırdandı. Anne ürperdi. Karşısındaki Amone elleri ile zehirlediği aptal bir kız değildi. Değişmişti. Yine de on senelik bir yoklukta Atonun yerini sağlamlaştırmıştı. Firavun alttan bakıyordu Amoneye. Tepkisiz. Beklentisiz. Ölü bir et torbasına bakar gibi bakıyordu.

22 Şubat Hasat Zamanı

Tören başlamak üzereydi. Piramitin içine girdiler. Firavunun piramitine. Mezar odasında gerçekleşecekti ayin. Firaavun, anne ve Aton. Amone, rahipler ve doktorlar. Yağlar döküldü yerlere. Amone lahitin üstüne oturdu. Birazdan boynu kesilecekti. Aton eline hançeri aldı. Amonenin boynuna dayadı. Yavaşça yüzüne yaklaşarak;

-İkizim, lanetim. Bugün son bulacak. Sen öleceksin ben tahta çıkacağım. Aciz, zavallı kardeşim. Bir böcekte olan savaşma güdüsü yok sende. Ölüm, acizlik senin için var olmuş. Ra’nın yüz çevirdiği aşağılık varlık. Ölüm dahi seni kabul etmez.

- Aton. Ra’nın seçilmiş köpeği. Ölüm beni kabul eder mi bilmiyorum fakat Seth beni kabul etti. Kötülüğün Tanrısı beni seçti. Seth, Osiris’in yanına seni yollamamı istiyor.

Amone, Atonun yüzüne kum fırlattı. Bağırından çıkardığı hançerle Aton’un boğazını kesti. Lahite yığılan Aton boğuk boğuk kan kusarken gözlerini açmış Amoneye bakıyordu. Amone Aton’un bağrını deşti. Kalbini çıkardı. Yıllarca ölüm korkusu, öfke ve kini ile büyüyen açlığını Aton’un kalbini yiyerek doyurdu. Amone Aton gözlerine bakarak onun kalbini yedi. Aton son nefesini dehşetle verdi. Aton’a bakıp güldü. Asasının ucundaki kalbi çıkardı. Lahitin üzerinde kanlar içinde uzanan Atonun göğsüne soktu.

Anne çığlıklarla Amonenin üzerine atladı. Amone onu itince yere düştü. Amone ayağının altındaki kadına bakıp kanlı ağzını aça aça güldü. Rahipe işaret etti Amone. Hapi’yi getirdi. Amone annesini aldı. Hapinin içindeki tozu ağzına tıkmaya başladı. Anne’nin ağzına tıktı ne varsa. Annenin gözleri açıldı. Gerildi ve nefes alamayarak çatladı. Firavun orada bırakıldı. Mezar odası mühürlendi.

Amone Firavun oldu. Güneş zamana, Ra güneşe hükmeder. Ra Kafasında güneş ile Nil’de kaybolan ruhları toplarken yerin kalbinde süzülüyordu. Gündüzün uzunluğu Ranın yolculuğuna göre hesap olurdu. Ra güneş kafasında gündüzü tamamlamak için Nil nehrini geçerdi. Günün bitimi gecenin başlaması için Nil nehri ile Samanyolu nehrini ayıran kapıdan geçmesi gerekirdi. Ra piramitlerden 22 kat büyüktü. Kapı Ra’dan 22 kat büyüktü. Kapının açılması ile nehirler birbirine karışır zaman alacakaranlık vaktinde duraksardı. Ra Samanyolu nehrinin üzerinde bekleyen mandjetine geçerdi. Kapı kapanır alacakaranlık biter Samanyolunda yolculuğa başlayan Ra geceyi getirirdi.

Ra’nın bu gidişi ile gece zamansızlaştı. Ra öldü. Amon-Ra doğdu. Güneş zamana, Ra Güneşe, Amone Ra’ya hükmederdi.