Gizli Yumruk

Fatma Dursun

Küçük çarpışma ile parçalanan samanyolu galaksisinin gezegenleri manyetik alanlarını kaybettiler. Gezegenlerin çoğu parçalanarak birbirleri ile karmaşık kümeler oluşturdu. Çarpışmadan sıyrılan gezegenler manyetizmanın bozulmasıyla Sefir gezegen hâlini alarak diğer galaksilerde bilinmeyen yerlere kayboldular. Kim bilir belki bir kısmı solucan delikleri tarafından paralel boyutlara geçti. Sefir gezegenler üzerine yazılan kitaplar için çöp bilim dense de geçmişin çöp bilimi şu anın gerçeği ise bu da geleceğin gerçeği olma olasılığını elinde taşıyordu.

Parçalanan gezegenlerden oluşan yeni yıldız kümeleri zamanla yeni manyetik alanlar ve döngüler oluşturdu. Bu da yaşam için farklı koşulların oluşmasını sağladı. Homo sapienslerin kalıntılarından yenileri oluştu. Bunlar doğdukları yıldızlara göre şekillendi. Pençeler, gagalar, kürkler, kanatlar, kuyruklar, farklı solunum sistemleri, farklı görme sistemleri ve farklı ses sistemleri oluştu. Farklı sesler çıkaran bu türler yeni diller oluşturdu. Bunlar konuşarak değil yazıyla iletişim kurmaya başladılar. Yazının önemi ciddi anlamda arttı. Kitaplar galaktik hazine sayıldı. Türler zamanla çoğaldı. Ürettikleri kitaplar da zamanla arttı. Samanyolu galaksisinde on binlerce yıl geçti. Yeni türler yaşamı buldu. Çoğaldılar. Diğer türleri buldular. Yıldızlar arası yeni manyetizmaların, döngülerin kurulması gibi türler arasında yeni güç dengeleri, hiyerarşik sistemler kuruldu. Homo sapienslerin antik filozoflarının dediği gibi Homo deuslar da doğayı taklitten kaçınamadı.

Küçük patlamanın üzerinden yirmi sene geçmişti. Gizli yumruk adlı cemiyet tek kurtulandı. Bundan kırk sene önce belirtiler başlamıştı. Buzullar tamamıyla erimişti. Çeşitli salgınlar başlamış. İnsanlar kapanmaların çözüm olacağını hastalığın biteceğine inanmışlardı. Oysa Homo sapienslerin tarihi her yüzyılda istisnasız büyük salgınlarla geçmişti. Artık salgınlar yüzyıllar beklememeye, onar sene arayla yenileri oluşmaya başladı. Eriyen buzullardaki antik virüsler okyanuslara, onlar alglerle, sisteme ve tüm dünyaya yayılıyordu. Önce sağlık sistemleri ardından otoriteler birbiri ardına düşmeye başladı. Bazı otoriteler bunu fırsat sanarak diğer bölgeleri gasp etmeye başladı. Onların düşüşü de uzun sürmedi. Siyasetçilerin, tarafların kuklası olmayan bilim insanları gelecekteki tehlikelerden bahsetti. Belirli çevreler bunları delilikle, insanları galeyena getirmekle itham etti. Bir zaman sonra bunlar sustu. Aslında susmadılar, onları dinleyen kulaklara konuştular. O sıralarda insanlık uzaya kısa süreli gidiş dönüş denemelerini artırmış, yıldızlardaki koloni sayılarını çoğaltmıştı. Gizli yumruk cemiyeti uzay seyahatlerini ve uzayda bulunan menzilleri kontrol etmekteydi. Gezegenler arasındaki manyetik bozulmalar iyice kendini belli etmeye başlayınca uygun bir Sefir gezegen aranmaya başlandı.

Çarpışmadan iki sene önce uygun Sefir gezegen bulundu. Gizli yumruk cemiyeti bu gezegeni yolculuğa hazırlamaya başladı. Gizli yumruk cemiyeti dünya edebiyatındaki kült eserlerden yüzer kopya, her ülkenin edebiyatındaki kült eserlerden ellişer kopya, araştırma eserlerinden onar kopya koydu. Orijinal belgeler kaçırıldı. Kaçırılamayanlar dijitale aktarılarak çalındı. İnternette var olan tüm eserler veri bankalarına aktarıldı. Tüm bunlar Sefir gezegeni kolonisine yerleştirildi. Homo sapienslerin tüm yazdıkları böylece aktarıldı. Alınabilen sanat eserleri alınıp bir kısmı çalındı. Koloni en üst teknoloji ile kuruldu. En az bir asırlık yiyecek depolandı. Silah götürülmedi. Gerek duyulmadı. Öldürülecek kimse yoktu. Kalmayacaktı. Ölmek isteyenin kendini atmosfere bırakması yeterliydi. Ama böyle bir kayba göz yumulamazdı. Etik açısından değil tabii bu durum. Kolektif yaşam belli sayılarla sürdürülebildiği içindi. Tohumlar, ilaçlar ve birçok ana madde koloniye yerleştirildi. Son olarak Gizli yumruk cemiyetinin dünyayı terk etmesi kaldı. Bilim insanları, teknisyenler, gerçek akademisyenler, gerçek sanatçılar koloniye ilk gidenler oldu. Sistem kuruldu. Her meslekten en çalışkan ve kontrol edilebilecekler seçilerek yerleştirildi. Son olarak Gizli yumruk cemiyetinin çekirdek kadrosu da dünyayı terk ederek Sefir gezegene yerleştiler.

Gizli yumruk cemiyeti, Sefir gezegenin harekete geçmesiyle küçük patlamanın ilk aşamasında oluşan patlamaların itici gücüyle sarsılsa da galaksinin uzak bir köşesine hızla ilerlediler. Samanyolu galaksisi yıkılırken onlar uzayda kayboldu. Manyetiği olmayan bu Sefir gezegen ilk beş seneki başıboş dolanmasından sonra ilk krizi ile yüzleşti. Bir anda gerçekleşti. Gezegen kara delik tarafından yutuldu. Yıllarca dönüşü aradılar. Döndüklerinde ise ölçümleri Samanyolu galaksisinde olduklarını gösterse de geriye gezegen kalmamıştı. Döndükleri ile yakalanmaları bir oldu.

Homo deuslar gelenlerin Homo sapiens olduğunu anlamışlardı. Gizli yumruk cemiyeti kendilerinin yirmi yılının galakside on binlerce yıla tekabül ettiğini anlamışlardı. Üstelik bu değişik yaratıkların yeni insan tipi olduğunu öğrendiler. Önceleri korku ile merak iç içeydi. Zamanla merak daha da güçlendi. Gizli yumruk cemiyetinin sahip olduğu kitaplar, Homo deusları büyülemişti. Kitapların kopyalarının mevcut olması olası savaşların önüne geçti. Ciddi bir problem mevcuttu. Homo sapiens olan gizli yumruk cemiyeti bir adaptasyon süreci geçirmemişti. Yıldız kolonilerinde yaşamak onlar için mümkün gözükmüyordu. İlk önce Sefir gezegenlerini sabitlemeleri gerekti. Bunun ardından devreye Fatihkorlar girdi. Galaksinin en güçlü savaşçılarıydılar. Sebebi ise Fatihkorların insanların damarlarına girebiliyor, düzenleyebilyor ve yok edebiliyor olmalarıydı. Galaksi savaşının baskın galibi olmuşlardı. Var oldukları gezegende oksijen bulunmadığından bir damar sistemleri gelişmemişti. Bunun sayesinde istedikleri gibi boyut değiştirebiliyorlardı. Damarları olmadığı için diğer Homo deusların içindeki akış sistemini sezebiliyorlardı. Böylece rahatlıkla küçülerek damarlarına girip bunu yok edebildiler. Savaşın galibi olmalarını bu sağladı. Savaşın hızlı bitişi sayesinde ciddi yıkımlar olmadı. Galaksi hızla sistemleştirildi. Yıldız kolonileri arası resmi ziyaretler başladı. İlişkiler geliştirildi. Davetsiz misafirler sisteme dahil edilerek ciddi kazanç sağlanacaktı. Bunun için Fatihkorlar gizli yumruk cemiyetinin damar sistemlerini tekrar düzenleyerek onların getirdikleri antik hasta genlerden kurtuldular. Gizli yumruk cemiyeti yeni dünyanın atası olmayı planlarken, eski dünyanın kalıntıları oldular.

FATMA DURSUN

Üç kelime ile öykü yazma. Kelimeler: Damar, Kitap, Yumruk. 19.09.2021